24 Mayıs 2012 Perşembe

Doğal Ürünlerle İlk Yardım Nasıl Olur? Ecza Dolabında Neler Bulunmalı?


Ben ilaç kullanmıyorum. Kızımı da kendimi de doğal yöntemlerle tedavi ediyorum. 3 senedir iyi gidiyoruz. Bu nedenle doğal malzemelerle ilk yardımı öğrenmeme ve kendime bir doğal ecza çantası hazırlamama yardımcı olanlara teşekkür etmek istiyorum.

Öykü'ye ve Damara'dan Feride Gürsoy'a teşekkürlerimle, işte çantamdan asla çıkarmadığım kremlerim (fotoğrafların hepsi kendi kullandığım markalara aittir):



Arnika (Öküz Gözü) Yağı (Kremi de olabilir, ben yağını kullanıyorum): 
Kaza anında ilk akla gelecek merhemdir, en sık kullanılan yağdır. Arnika morlukları, şişlikleri hafifletir, eklemlerdeki enflamasyonun tedavisine iyi gelir, adale ağrılarına ve hafif burkulmalara karşı birebirdir. Her türlü vurma, çarpma, şişme, burkulma, morarma gibi vakalarda kullanılır. 

Doku toparlayıcısı ve yara iyileştiricidir. Zaten acıyan bir şişin üstüne çocuğu zorlayarak buz tutmaya çalışmaktan çok daha pratik ve etkilidir. Eğer arnika kremini darbeden hemen sonra sürebilirseniz neredeyse hiç şişlik oluşmadığını mutlulukla fark edeceksiniz.  

Açılmış yara üzerinde kullanılmaz. 

Normal doğum ve diş çekimi vb sonrasında kullanıldığında vücuda hızlı bir iyileşme ve şifa sağlar. 



  
Aynısefa Kremi (Calendula):  
Açılmış yara üzerinde bu kremi kullanıyorum. Eğer yanıma tek bir krem alacaksam, muhakkak bu kremi alıyorum.

Yara iyileştirici özelliği vardır. Hemen her tür durumda kullanılabilir. Derideki kızarıklıklara, yanıklara, kesiklere ve pişiklere iyi gelir. Kene ısırıklarında kullanabilirsiniz. 

Annelerin kurumuş ellerine, dirseklerine ve ayaklarına da iyi gelir :)




Lavanta Yağı:
 

Birinci derece ve yüzeysel ikinci derece yanıklar için ve böcek ısırıkları ve sokmaları durumunda acıyı, ağrıyı ve kaşıntıyı kesmek için kullanılır. Acıyı hemen kestiği gibi derinin kendini toparlamasına yardımcı olur. Ancak hemen uygulandığında etkili olur. Bu yüzden hep yanınızda olsun ve tekrarlayarak uygulayın. 

Ağrı kesicidir: Kulak ağrısı için kulağın çevresine masaj yapın. Boğaz ağrısı içinse boğaza masaj yapın. 

Rahatlatıcı etkisi vardır. Banyo suyuna ya da yastığa damlatılabilir. 

2 aylıktan küçük bebekler için 2 çorba kaşığı zeytinyağına 2 damla lavanta koyun. 2 aylıktan 1 yaşına kadar olan dönemde damla sayısını 3-5’e çıkarabilirsiniz. Daha sonra doğrudan deri üzerine uygulanabilir.






Çay Ağacı Yağı (Tea Tree Oil): 

Türkçe adı Hint Defnesi olmasına rağmen İngilizce isminden çeviri olarak çay ağacı yağı adı altında satılıyor. 

Doğal antiseptik yani mikrop öldürücüdür. Düşme sonucu oluşan yaralarda mikrop kapmayı engelleyici olarak kullanılır. Bactroban, bepanten, tentürdiyot, oksijenli su vs yerine kullanılabilir.

Doğrudan deri üzerine kullanmanızda bir sakınca yoktur. Ancak yoğunluğunu azaltmak için 1 damla hint defnesini 10 damla suyla karıştırıp yaraları ve böcek sokmalarını temizlemekte kullanabilirsiniz. Böcek ısırıklarında kaşıntıyı kesmek için kullanabilirsiniz. 6 aylıktan küçük bebeklerde Hint Defnesi kullanmayın. Sonrası için de lavanta yağı için verilen kullanım önerilerine uyun.

Etkisi var mı bilmiyorum ama ben ayrıca cold-mix gibi de kullanıyorum. Yani hasta birinin bulunduğu ortamlarda ya da kalabalık ortamlarda bir pamuğa 1-2 damla bu yağdan damlatıyorum. Havadaki mikropları kırdığını ümit ediyorum.


Okaliptüs Yağı: 
Her zaman seyahat çantanızda olsun. Hava yolculuğu solunum yollarını kurutur. Okaliptus yağı solunum tıkanıklıklarını açar. Kaynamış suya birkaç damla damlatın ve çocuğunuza buharı koklatın. 2 aylıktan büyük bebeklerde kullanımı güvenlidir. Lavanta yağı için verilen talimatlara uyun.


Ben okaliptüs yağı olarak Cold-Mix kullanıyorum. Yanıma hasta biri yaklaşınca doğrudan yakama damlatıyorum. Ne kadar etkisi var bilmiyorum ama en azından karşımdaki mesajı alıyor ve benden uzak duruyor :)))



Dereotu Yağı: 
Gaz sorunlarına iyi gelir. 2 aylıktan küçük bebekler için 1 damlayı 2 çorba kaşığı zeytinyağıyla karıştırın. Sonra damla sayısını 3-5’e çıkarın. Bebeğin karnına ve sırtının ortasına bu yağla masaj yapmak çok iyi gelecektir.

Resimdeki şişe bana İngiltere'den hediye gelmişti. Orada 19. yüzyıldan bu yana üretiliyor ve kullanılıyormuş. Kızım çok gazlı bir bebek değildi ama gaz sancılarında işe kesinlikle yaradı. Doğal olması da içimi rahatlatıyordu.


Aloe Vera Jeli: 
Güneş yanıklarına karşı kullanılır. Cildi sakinleştirir.

Minimum katkı maddesi içeren bir aloe vera jeli bulun. Küçük bir şişeyi yaz mevsiminde çantanızdan ayırmayın.

Ekinezya Tentürü veya Tableti: 
Seyahat çantası için gerekli bir bitki. Bağışıklık sistemini stimule eder. Hastalığın daha ilk belirtilerinde alınmalıdır. Özellikle tatile giderken olası grip ve soğuk algınlığı ihtimaline karşı yanınıza almanızda fayda vardır.

Karbonat: 
Arı sokmalarına karşı yanınızda küçük bir şişe bulunsun. Hemen biraz suyla karıştırıp soktuğu yerin üstüne sürerseniz zehiri nötralize eder. Çocuğunuzun arıya alerjisi olması ihtimaline karşı gerekli alerji ilacını  yanınızda her zaman bulundurun.
(Ter kokusuna karşı da karbonat kullandığımı hatırlatmak isterim.)

Sivrisinek Kovucu:
 
Yaz aylarında çantanızdan ayırmayın. Kendi karışımınızı yapmak için 4 çorba kaşığı badem yağına okaliptus, lavanta, hint defnesi, citronella ve biberiye aromaterapi yağlarının her birinden 3’er damla karıştırın. 1 yaşından küçük çocuklarda kullanmayın.  Ufak çocuklarda çok az miktarda kullanın.
Ayrıntılı yapım bilgisi için sabunagaci sitesine bakabilirsiniz.

Alet-Edavat:
İlk yardım çantanıza makas, sargı bezi, küçük bir bandaj, pamuk, cımbız, yarabandı ve küçük bir sabun koymayı da unutmayın.


İlk yardım çantası olarak minik bir makyaj çantası kullandığımı da eklemek isterim :)
Herkese sağlıklı ve kazasız günler dilerim. 

Güncelleme: Organik ürün olarak bir tek Melvita marka kullandım ve çok memnun kaldım. Markanın sayfasından iletişim bilgilerini ve satış noktalarını öğrenebilirsiniz:
http://www.melvitaturkiye.com/mainpage.aspx 

Güncelleme: Aynısefa kemi, benim en sık kullandığım ürün. Örneğin kedim sağ olsun sık sık tırmık atar. Onun tırmıkladığı yer kabarır ve çok yanar. Aynısefa kremi sürünce hem yanma hissi kayboluyor hem de cildim kabarmıyor. Aynısefa kremi olarak Ecem Bosphorus marka kullanıyorum: 
http://www.safmarket.net/ecem-bosphorus-aynisafa-kremi-p-1400.html?osCsid=7b87470e019133192daec3cc101acfd6  
Ürün doğal olduğu için bozulabiliyor. Son kullanma tarihine bakmadan ve ürünü koklamada, denemeden almayın. İnanılmaz güzel bir kokusu var.

Güncelleme: Ürünlerin hepsi küçük boy, bu nedenle yanımda taşımak zor olmuyor. Küçük bir makyaj çantasının içinde taşıyorum hepsini. Hafta sonları yanımda bulunuyor muhakkak, ama hafta içi kapının önündeki parka inerken sadece aynısefa kremini yanıma alıyorum, yeterli oluyor. Merak edenler için fotoğrafladım, portatif ecza dolabım :)

Bir paket de karbonat bulunuyor ama resme eklemeyi unutmuşum.

Tüm ürünler içindeyken bile makyaj çantası şişkin durmuyor.

Makyaj çantasının boyutu anlaşılsın diye bir şişe suyla birlikte çektim.
  



20 Mayıs 2012 Pazar

Mayıs'ın 3. Haftası Pazarda Neler Var? Elta Ada Organik Tava Yoğurdu


Sebze ve meyve alışverişimi yıllardır pazardan yaparım. Perşembeleri semt pazarımız var. Cumartesi günü de organik pazara giderim vakit buldukça. Havalar soğuduğunda ise eve sipariş veririm. Pazardan aldığım/Eve sipariş ettiğim sebze ve meyveler de o hafta evimizde neler pişeceğini gösterir :)


Bakalım bu hafta pazarda neler vardı:

  1. Taze Bakla
  2. Enginar
  3. Domates
  4. Salatalık
  5. Kırmızı Elma (tatlı)
  6. Muz
  7. Çilek
  8. Yumurta
  9. Organik Sarı Somun Ekmeği
  10. Organik Pastörize Süt: Elta Ada marka
  11. Organik Tava Yoğurdu: Elta'nın yeni ürünü. Şiddetle tavsiye ederim! 
  12. Dereotu
  13. Taze soğan

Demek ki evimizde bu hafta ne pişecekmiş?! :)

  1. Bol dereotulu zeytinyağlı bakla.
  2. Enginar: Bebek enginarlar tazecikler. Sadece haşlayıp üzerine yağ gezdirerek de veriyorum kızıma. Deli oluyor kendisi enginara :) 
  3. Çoban salata: Domates, salatalık ve soğan. Yaz boyu yemekten bıkmayacağım lezzetlerden. Üzerine beyaz peynir ekleyip akşam yemeği olarak ya da akşamdan kalan salatayı ertesi gün kahvaltıda yiyebilirim. Bayılıyorum çoban salataya, mmh :)
  4. Çilek: Kızım çileğe deli oldu. Mis gibi kokuyor, tadı da tatlı ekşi. Tam mevsimi...
  5. Taze soğan: Her yemeğin yanında yiyoruz. Ailecek bayılıyoruz, bu nedenle koku sorunumuz olmuyor.
  6. Veeee bize haftada 3 kg yoğurt yedirten yoğurt: Elta Ada Kaymaklı Tava Yoğurdu! Yok böyle bir lezzet! Hani kaymaklı yoğurtların kaymağı yağlı olur da altı sulu olur ya? Bu yoğurt homojen olarak yağlı. Krema gibi dilin üzerinden kayıyor.Veeee Türk internet camiasında ilk defa bu yoğurdun fotoğrafını ben yayımlıyorum :) Elta Ada'nın kendi internet sayfasında bile yok bu ürün nedense?


    3 Mayıs 2012 Perşembe

    Sabun Cevizi Nasıl Kullanılır? (Soapnut)


    Uzun süredir her türlü temizlikte sabun cevizi kullanıyorum. Çok memnunum, gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.

    Sabun cevizi ile ilk tanışmam organik deterjanlar alırken oldu. Alma Win marka çamaşır deterjanı kullandım ve çok memnun kaldım:


    Daha sonra Esra Coşkun ile tanıştım. Kendisi Kimya Mühendisi ve alerjik bünyeli oğlu için kullandığı sabun cevizinin satışını yapmaya başlamıştı. İlgimi çekti ben de ısmarladım. Kullandıkça kullanasım geldi... Zira sabun cevizini kullanabileceğiniz alanlar hayal gücünüz ile sınırlı :)


    Esra, blogunda sabun cevizi ile ilgili tüm bilgileri veriyor, kullanım şekillerini anlatıyor ve satışını yapıyor: http://www.sabunagaci.com/

    Aklınıza gelecek her sorunun kısa cevabı için de ingilizce bir site: http://www.soapnuts.pro/soap-nuts-faqs/



    Sabun cevizini ben 2 şekilde kullanıyorum:
    1. Bütün olarak çamaşır yıkamada
    2. Her türlü temizlikte sıvısını


    Sabunağacı'ndan gelen ilk sabun cevizi paketimin içinden ağzı büzgülü minik bir kese çıktı. Bu kesenin içine 7-8 adet sabun cevizi atıyorum ve kesenin ağzını büzüyorum ki sabun cevizleri çamaşır makinesinin giderini tıkamasınlar. Sonra çamaşırlarla beraber makineye atıyorum. Eğer ter lekesi olan çamaşırlar varsa makinenin deterjan gözüne de elma sirkesi koyuyorum. Eğer çok ağır lekeli (kan, mama vs) çamaşırlar varsa onları da ya önceden çitiliyorum ya da bir gece suda bekletip sonra çitiliyorum ve ondan sonra makineye atıyorum. Çamaşırlarımın hepsi pırıl pırıl oluyor ki kadın pedi olarak da kumaş ped kullandığımı da eklemek isterim. Eğer uygun bir minik keseniz yoksa, bir çorabın içine de koyabilirsiniz cevizlerinizi. Çorabın ağzını bir ip veya çengelli iğne ile sıkıca kapatıp, makineye bu şekilde yerleştirebilirsiniz. Hatta soket çorapları, içlerine sabun cevizlerini koyduktan sonra, ağzına sıkı bir düğüm atarak da kullanabilirsiniz.

    Bu konuda en sık sorulan soru, kese içinde makineye atılınca çamaşırların durulanmadan çıkmasının rahatsızlık verip vermediği... Sabun cevizi fazla köpürmediği için çamaşır makinesinde kullanıma uygun. Fazla köpürmediği için durulanması da kolay, çamaşırda köpüklü, yapış yapış ya da çamaşıra yapışmış sabun gibi katı bir his bırakmıyor. Aynı zamanda ben bu şekilde yıkmayı özellikle tercih ediyorum çünkü eşimde ve kızımda egzama var ve sabun cevizi ilaç gibi geliyor. Bırakın çamaşırda artık bırakıp, cildi tahriş etmeyi; bilakis tahriş olmuş cildi düzeltiyor. Sabun cevizi sıvının egzamaya karşı ilaç niyetine kullanılabilmesi bile mümkün gözlemlediğim kadarıyla...


    Sabun cevizi sıvısını yapmak için de 1,5 litre suyun içine 10 tane sabun cevizi atıyorum. 20 dakika kadar kaynatıyorum.1 litrelik sabun cevizi sıvısı elde ediyorum. Sabun cevizi kaynarken ortalığa sirke kokusu salıyor, kendisi de sirkemsi kokuyor. İçine 10-20 damla kadar da lavanta vb yağlardan damlatınca o keskin koku da yok oluyor. Gerçi ben çoğunlukla yağ bile damlatmadan olduğu gibi kullanıyorum. Çünkü sıvı soğuyunca koku kayboluyor, kokusuz bir hale geliyor. Çamaşırlar da yıkandığında kokusuz olarak yıkanıyorlar. Kokulara karşı hassas biri olduğumdan, bu durum benim çok hoşuma gidiyor.

    Kaynattığım sabun cevizlerini 3 kere daha aynı şekilde kaynatıp sıvı elde edebiliyorum. Sabunagaci.com sitesinde resimli bir anlatım da mevcut: http://www.sabunagaci.com/2012/02/sabun-cevizi-sv-hazrlama-resimlerle.html
    Buradan da sıvı hazırlama videosunu izleyebilirsiniz:



    4 kez kaynatmaya rağmen sabun cevizlerinin içindeki sabun etkisi gösteren kısım tükenmiyor. Bu nedenle kaynattığım ceviz tanelerini tekrar keseye koyup, çamaşır yıkamada tekrar kullanıyorum. Sabun cevizinin tükenip tükenmediğini cevizi inceleyerek anlayabiliyorsunuz. Aşağıda yıkamalar sonucu tükenmiş sabun cevizi örneği var:



    Sabun cevizi sıvısını her türlü temizlik için kullanabilirsiniz. Fazla köpürmediği için çamaşır makinesinin deterjan gözüne koyuyorum. Sprey şişelere koyup cam, fayans, ayna vs temizliğinde kullanıyorum. Yer temizliğinde kullanıyorum. Ben bulaşık makinesinde de kullanıyorum, ama bazı yakınlarım bulaşık makinesinde yeteri kadar memnun kalmadılar. Sanırım makinenin cinsine göre değişiyor. Köpürmediği için el ve vücut temizliğinde kullanmak zevkli olmuyor ama köpük şişesine dökerek o sorunu da aşmak mümkün: http://www.sabunagaci.com/2012/03/sabun-cevizinden-el-ykama-ve-cocuklar.html

    Ayrıca Esra, sabun cevizinden elde ettiği koyu kıvamlı bir likiti sıvı sabun ve duş jeli olarak kullanılmak üzere satıyor. Ben de kullanıyorum. Mutfakta kullandığım kumaş elbezlerindeki lekeleri bile çıkardığı halde, ellerimde kuruluk yapmıyor. Yine sabunagaci sayfasında sabun cevizinden elde edilen sabunlar satılıyor. Aynı jeli gibi normal sabunu da hem güçlü bir leke çıkarıcı hem de elleri yumuşacık yapıyor. Keçi sütlü olan benim favorim şu sıralar.

    Daha önce de söylediğim gibi: Sabun cevizinin kullanım alanları, sizin hayal gücünüz ile sınırlı.

    Eğer el işi yapmayı seviyorsanız, sabun ceviziniz için bir kese bile örebilirsiniz, zira benim gibi doğal olana düşkün bir insansanız sabun cevizleriniz ile aranızda yakın bir duygusal bağ kurulabilir :)




    Not: Beni sabun cevizleri ile buluşturduğun için teşekkürler Esra Coşkun.

    Not: Sabuncevizinin 250 gramı 30 TL. Pahalı olduğunu düşünebilirsiniz. Ama aslında kesinlikle normal deterjandan daha ucuz. 10 gramından 2 litre (aslında 4 litre de elde ediliyor da, son 2 litresi, ilk 2 litre kadar yoğun olmuyor) sıvı elde edilebiliyor. Cif ve benzeri deterjanların 1 litresi 2 TL. düşünecek olursak, bu sıvının 1 litresi 50 kuruşa geliyor.

    Satın almak isteyenler için yeni satışa başlayan bir siteyi tavsiye ediyorum: http://sabuncevizi.net/Sabun_Cevizi_Nedir.html

    24 Nisan 2012 Salı

    Çocuğunuz Klozete Oturmayı Red mi Ediyor? Moonstar Tuvalet Alıştırıcısı



    Kızımı 9. ayından bu yana klozete oturtuyorum ve 12. ayından bu yana da kakasını bezine asla yapmadı. Buna rağmen 30. ayında klozete oturmayı reddetmeye başladı. Son dakikaya kadar çişini tutuyor, sonra da altına kaçırıyordu. Altına kaçırdığında da çok üzülüyor, çok geriliyordu. Ne yapmam gerektiğini kestiremiyordum. İki yaş krizi olduğunu zannetmiştim. 

    Ama bir adım geri atıp çocuğu uzaktan izleyince sorunu anladım: Kızım artık büyümüştü ve benim yardımıma ihtiyaç duymak gururuna dokunuyordu. 

    Ben de bu adaptörü aldım: MoonStar Tuvalet Alıştırıcısı.

    Kızım şimdi koşa koşa tuvalete gidiyor, adaptörünü kendisi yerleştiriyor, pantolonunu kendisi çıkarıp, klozete kendisi oturuyor. Bu durum benim fıtıklı belime de çok iyi geldi doğrusunu söylemek gerekirse :)

    Daha küçük bebekler için de uygun bir adaptör.

    Klozetten önce oturağa oturtmayı tercih edenler içinse şu tür müzikli oturakların, tuvalet eğitiminde çok işe yaradığını çevremden sık sık duyuyorum:


    14 Nisan 2012 Cumartesi

    Nisan'ın 2. Haftası Pazarda Neler Var? Çocuklar İçin Sağlıklı Atıştırmalık: Kırmızı Lahana


    Sebze ve meyve alışverişimi yıllardır pazardan yaparım. Perşembeleri semt pazarımız var. Cumartesi günü de organik pazara giderim vakit buldukça. Havalar soğuduğunda ise eve sipariş veririm. Pazardan aldığım/Eve sipariş ettiğim sebze ve meyveler de o hafta evimizde neler pişeceğini gösterir :)


    Bakalım bu hafta pazarda neler vardı:

    1. Ayşekadın Fasulye
    2. Kırmızı Lahana
    3. Domates
    4. Salatalık
    5. Havuç
    6. Deveci Armudu
    7. Kırmızı Elma (tatlı)
    8. Muz
    9. Dil Peyniri
    10. Köy Peyniri
    11. Yumurta
    12. Tereyağı
    13. Kaymak
    14. Organik Sarı Somun Ekmeği
    15. Organik Pastörize Süt: Elta Ada marka
    16. Organik Tava Yoğurdu: Elta'nın yeni ürünü. Şiddetle tavsiye ederim!
    17. Organik Kıyma

    Demek ki evimizde bu hafta ne pişecekmiş?! :)

    1. Zeytinyağlı taze fasulye: Benim için yazın müjdecisi... Nihayet pazardaki yerini aldı. İlk ürünler olduğundan, henüz tazecikler, çıt diye kırılıveriyorlar ve kılçıksızlar.
    2. Kapuska: Senin son kapuskası, geçen haftadan artan lahana ile yapılacak.
    3. Kıymalı Bezelye: Yaz geldi, biz hala derin dondurucudaki bezelyeleri bitiremedik :) 
    4. Domates ve salatalık: Yazın müjdecileri... Artık tatları yerinde, mis gibi kokuyorlar. Kızımı bıraksam gün boyu salatalık ile beslenebilir sanırım.
    5. Kırmızı lahana: Kızım bütün bir kışı kırmızı lahana kemirerek geçirdi. Açıkta bir kapta kırmızı lahana bulunduruyorum, kızım aklına estikçe gidip kemiriyor. Ağzı burnu mosmor oluyor :) Kahvaltıda da kış boyunca sebze olarak, havucun yanında kırmızı lahana eşlik etti kızıma. Artık kış bitmek üzere ve sanırım kırmızı lahanalar da sonuna yaklaşıyor.
    Kızım her sabah kahvaltıda bu kadar kırmızı lahana yiyor.

    9 Nisan 2012 Pazartesi

    Çoraplarınız Çamaşır Makinesinde Kayıp Mı Oluyor?


    Yalnız değilsiniz :) Benim önerim: Çamaşır yıkama ve koruma filesi kullanmak.

    Ürün özelliklerini kısaca anlatayım: File şeklinde delikli ve polyesterden, yani sert ve deforme olmayan plastik ipten üretilmiş, ağzı büzülerek ya da fermuarla kapatılıyor ki böylece çamaşırların içinden düşmesi önlenmiş oluyor, fermuarlı olanların ayrıca koruma şeridi var ki böylece fermuarın makinedeki diğer çamaşırlara zarar vermesi engellenmiş oluyor.

    Ürünü her yerde bulmak mümkün. Ben en son Tschibo'dan aldım.



    Şu nedenlerden dolayı bu fileleri kullanıyorum:
    1. Çamaşır ve kurutma makinesinde çorapların kaybolmasını engelliyor.
    2. Hassas çamaşırların zarar görmesini ve yıpranmasını, aşınmasını engelliyor (baskılı tişört, ayakkabı ya da dantelli sütyen vb). Özellikle külotlu çorapları elde yıkamaya üşenenler için tavsiye derim :)
    3. Çamaşırları benden başka biri yıkayacaksa, onların iç çamaşırlarıma direkt temasını engelliyor (Onlar tiksinmediklerini söyleseler de ben bir başkasının iç çamaşırına dokunmak istemezdim şahsen.).
    4. Çorapları eşleştirme ve çamaşırları katlama konusunda zaman kazandırıyor.
    5. Kalabalık ailelerde çorapların birbirine karışmasını engelliyor.

    Yatak odamızda 2 tane, çamaşır makinemizin yanında ise 1 tane file asılı. Yatak odasındaki filelerden birine iç çamaşırları, diğerine ise çorapları atıyorum. Çamaşır makinesinin yanındaki fileye ise kızımın çorapları atılıyor. Kızım büyüyünce odasına bir kirli sepeti ve bir de çorap filesi koyacağım ki kirlilerini atmayı öğrensin. Evimizde yatılı misafir varsa, bir tane de onlara file veriyorum.


    Çorapların atıldığı filenin içerisinde bir de tenis topu var :) Zira kurutma sırasında filenin içerisindeki çoraplar sıkışıyorlar ve hafif nemli kalıyorlar. Tenis topu onları dağınık tutarak kurumalarını çabuklaştırıyor. 

    Makineden çamaşırları boşaltırken fileyi olduğu gibi yatak odasına taşıyıp içindekileri hemen eşleştirip yerlerine yerleştiriyorum. 

    Tüm çabalarınıza rağmen çoraplar kaybolmaya devam ediyorsa işte size eşlerini bekleyen bebek çorapları için harika bir fikir: Çorap Bekleme İstasyonu :)


    Bir diğer fikrim de özellikle kış aylarında denenebilir. Waldorf yöntemini takip edenler için de harika bir deneme... Ayrıca eğer ben yaptıysam, herkes yapabilir :) Üç bebek çorabı, biraz pamuk ve bir de keçeli kaleme ihtiyacınız olacak: Bebek Çorabından Kardanadam







    4 Nisan 2012 Çarşamba

    Çocuktan "gelin" olur mu?



    Çocuklar evlenmez, şeker yer, koşar eğlenir!

    http://www.tazeanne.com/peri/cocuktan-gelin-olmaz/ 

    http://www.facebook.com/events/271321352954954/

    23 Nisan Çocuk Bayramı’nda elimizde şekerlerle Taksim Tramvay Durağında toplanıyor, “Çocuktan Gelin Olmaz” diyoruz!
    “Vali Bey, o çocuklar sizin çocuklarınız.
    Bu ülke bu çocukları size emanet etti. Şimdi eğer küçücük kız çocukları bayram kutlayamıyor, şeker yiyemiyor, sokakta rahat rahat oynayamıyorlarsa bunun sorumlusu sizsiniz! Lütfen bir şeyler yapın! Engel olun!..”

    Neden 23 Nisan?
    Çünkü 23 Nisan bütün çocukların bayramı…
    Her yıl 23 Nisan’da bu ülkenin bütün çocukları coşar, eğlenir, şeker yer, şımartılırlar.
    Ama bazıları hariç.

    Bu ülkede bazı çocuklar şeker yemeden, bebekleriyle oynayamadan, 23 Nisan kutlayamadan erkenden büyütülürler.
    Küçücük kız çocukları zorla çocuk yaşta evlendirilirler.

    Ama artık biz onları yalnız bırakmıyoruz.
    Ellerinden tutuyoruz, sahip çıkıyoruz.

    Bu topraklarda çocuk yaşta evlendirilen bütün kız çocukları için, çocuk gelinler için 23 Nisan’da Taksim’de ellerimizde şekerlerimizle buluşuyoruz.
    Getirdiğimiz bu şekerleri topluyor ve hepsini çocuk gelinlerin en yoğun olduğu illerin valiliklerine yolluyoruz. 

    Ve Vali Bey’e diyoruz ki; "Vali Bey o çocuklar sizin çocuklarınız.
    Bu ülke bu çocukları size emanet etti. Şimdi eğer küçücük kız çocukları bayram kutlayamıyor, şeker yiyemiyor, sokakta rahat rahat oynayamıyorlarsa bunun sorumlusu sizsiniz! Lütfen bir şeyler yapın! Engel olun!” diyoruz.

    Eğer sen de 23 Nisan gerçek anlamını bulsun istiyorsan; çocuklar mutlu olsun, gelin olmasın diyorsan, şekerini al Taksim’e gel.

    Biz 23 Nisan’da “çocuktan gelin olmaz” demek için şekerlerimizle birlikte saat 13:00 ‘de Taksim Tramvay Durağında’yız!

    Perizad Demirez